30 Aralık 2012 Pazar

Zombi Savaşı / World War Z - Max Brooks

 Hayatımızda büyük bir yer edinmiş olan hayal kitlesi diye tabir ettiğim zombiler. Ve Max Brooks'un kaleme aldığı Zombi Savaşı (World War Z) gereçekten o anı yaşıyormuşsunuz hissi veriyor, ister istemez 'ben ne yapardım?' sorusunu akla getiriyor.     Çin' de ortaya çıkan bir virüs insanları yaşayan ölüler haline getirmektedir.Tüm dünyaya yayılır bu virüs...İnsan soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır.Ve büyük bir savaş başlar, zombilerle insanlar arasında...Max Brooks işte bu büyük savaşın romanını yazıyor.Ama aslında gerçekleşmemiş bir savaşın belgeselini çekiyor kelimelerle.Röportajlar, tanıklıklar... Her şey yaşanmış gibi... Yazar da aslında bu belgeselin bir kahramanı.
  Anlatılan hikayelerin rahatsız edici doğasına tanık olmak, okur açısından epey cesaret gerektiriyor.Ancak Brooks'un da dediği gibi ''Zombi Savaşı'nın gerçek dehşetiyle yüzleşmenin vaktidir.''
  Kitap röportajlar ve tanıklıklar üzerine kurulu. İlk elime aldığımda 'nasıl Okurum?' dediğim, başladığımda ise aralıksız okuduğum bir kitap oldu. Aslında bu romana hakaret kitap demek, çünkü bir program izlemek gibi bir şey. İnsan kaçakçılığı ve daha çeşitli bir çok iş yapmış bir karakter var önümüzde. Yaptığı işleri eleştirmek istiyorsunuz ama ardı arkası kesilmeyen şokların etkisiyle ona destek oluyorsunuz. Virüsün nasıl yayıldığı konusuna gelirsek, ilk Çin'de ortaya çıkmış ve hızla dünyaya yayılmış. Gerçi Çin'den çıkması beni pek şaşırtmadı  hani. İnsanlar karakterimize gelip gizlice ülkeden ayrılmalar ki çoğunda virüs var ya da bir yakınlarını Avrupa'ya tedavi için götürmek istiyorlar. Öyle bir tedavi falan da yok ama bu o kadar kötü bir şey ki uzaya git deseler gidersiniz. Karaktermizi aldığı para ilgilendiriyor ve genelde deniz taşımacığını tercih ediyor. Daha güvenli ve rahat geçişler olduğunu söylüyor. Röportaj olduğunu biliyoruz o yüzden her şey çok gerçek geliyor kulağa. Bunların yanı sıra insanların virüse yakalanmış yakınlarını araba bagajlarına kilitlediklerinden, hastalıklı insanların ise debelenip dışarı çıkmak istediklerini anlatıyor, Ve gerçekten korku verici. Mesela Darnell (karakterimiz) zombilerle bir binada sıkışmanın hiç akıllıca olmadığını, eninde sonunda sizi yakalyacakları konusunda uyarıyor. Yani büyük caddelerde onlar gibi yürüyerek, saklanmanın daha mantıklıca olduğunu ileri sürüyor. Bir çok insanın bu gibi aptallıklar sonucu hep öldüğünü anlatıyor. Ve büyük temizlik başlıyor. Zombiler ve insanlar karışı karşıya geliyor. Darnell mühimmatın önemli olduğunu sürekli vurguluyor ve hiç mühimmat sıkıntıları olmadığını, araçların ağzına kadar dolu olduğunu söylüyor. Düşününce bile -ıyyy diyorsunuz. İniltiyi çıkaran zombileri bir diğerini tetikleyip üzerinize toplu halde gelmeleri hiç iyi bir şey değil. Bu savaşı evet insanlar kazandı ya da hiç kimse. Ama Darnell balinaların kaybettiğini söylüyor.Balinaların avlandığı, patlayıcıların fiziksel değil ama onları sağır ve şakın edecek şekilde etkilediğinden bahsediyor.Onların soyunun tükenmesine ramak kala kurtulduklarını anlatıyor. Kıscası savaş hiç bir zaman hiç bir canlı için iyi olmamıştır.Yani bu kitabı merak etmişseniz, hiç durmayın alın, okuyun. Milyonlarca kişi tarafından okunmuş bu kitap Doğan Kitap Yayıncılıktan çıktı. Filminin bile çekileceğini duydum. (Bu arada yorumlarım okumayanlar için spoiler içerir.) Kitap DK'dan, okuması sizden...:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder