18 Şubat 2013 Pazartesi

Melez (Melez Sözleşmeleri) / Jennifer L. Armentrout

    Şu sıralar çok popüler olan bir Jennifer Lynn novel'i olan Melez gerçekten mükemmel... Gerçi bazı yerlerde canınızı sıkan şeyler ya da hadi be dediğiniz yerler olmuyor da değil. Ana karakterimiz Alex (Alexandria), annesinin değişiyle Lexie, onun bakış açısıyla anlatılıyor olaylar.Alex bir melez anlaşıldığı üzere, yani babası insan, annesi safkan. Zannetmeyin ki melez olmak mükemmel, hayır bu olayları berbat etmekten başka bir işe yaramıyor. Alex için işleri zora sokan diğer bir olay ise safkan aşkı Aiden... Ve önemli bir kural: Safkanlarla melezler birlikte olamazlar. Yani melezseniz ya avcı olur demon avlarsınız ya da köle. Yanlış duymadınız, kurallara uymayan ve okulda başarı gösteremeyen melezler safkanların hizmetine girer ve içtikleri iksir yüzünden sadece verilen görevleri yapan robot oluyor. İnanın Alex köle olacak biri değil, bunu kesinlikle reddediyor.
   
   Yani hematoi ırkı her şeyden fazlasıyla yararlanırken, bir melez için özel hayat bile imkansız. Alex ve annesi yaşadıkları güvenli yeri terkedip, iblislerle dolu çevreye girdiklerinde işler daha da sarpa sarıyor. Bir süredir yaşadıkları binadaki iblisler hem annesini öldürüyor hem de Alex'in ısırılmasına neden oluyor ve bu çok acı verici onun için. Sağolsun Aiden yine yanında bitiveriyor..(Göz devirme) yani paçayı kurtarıyor.Alex'in tekrar okul günleri başlar, oldukça geridir. Aiden onun sorumluluğunu üstlenip, yeniden formuna dönmesine yardım eder. Ancak ateşle barut misali Alex, Aiden'a olan duygularını kontrol edemez, Aiden'da bu çekime karşı koyamaz. Yani bu kızın hiç aklı yok mu? diyeceksiniz, çok da haklısınız bütün geleceğini hiç bir zaman birlikte olamayacağı bir kişi için nasıl yakmak istediğini düşüneceksiniz. Ki o normal bir melez değil. O bir apollon. Yani safkanlardan bile güçlü 5. elementi tek kullanabilecek olan kişi. Ama... Bir bomba daha apollonlar bir kişi olması gerekirken tarih tekerrür edecek ve İlk'le tanışacak çünkü Alex ikinci apollon veee... Seth serseri havası ve ukalalığıyla beni kendine bağladı. Saçları ve gözleriyle hiçbir alakası yok!... Yani kitaplarda genelde bu tarz kişilikleri severim, Daemon gibi ve daha birçok eğlenceli karakteri. Annesinin aslında ölmemesi ve iblise dönüşmesi gibi olaylar çok akıllı Lexie'nin başını bin bir türlü belaya sokacak. Üstelik geleceğin apolyonu ve başında Seth denen bir bela var. :)

   ''Ne düşünüyorsun?''
    Düşüncelerimden sıyrıldım, başımı eğip ona baktım.''Önümüzdeki yedi ay senin için gerçekten berbat geçecek.''
   Seth başını arkaya attı ve güldü. ''Ya, ben bundan emin değilim. Bunun -bu şeyin- yararları da var.''
   Kollarımı kavuşturarak tekrar oturdum. ''Nasıl yani?''
   Gülümsedi.
   ''Ne geçiyor aklından?''
    ''Bütün bu konuşmayı birbirimizi aşağılamadan yaptığımızı. Bir de bakmışsın ki beni arkadaşın olarak görmeye başlamışsın bile.''
    ''Ağır ol, Seth. Ağır ol.''


   Kitapta anlattıklarımdan fazlası olduğunu unutmayın ve vampir, kurt adam, peri ve bilmem daha neleri var bilmiyorum ama bence Yunan mitolojisine başka bir açıdan bakıp bir kereliğine melez olun, bırakın sizi Jennifer L.'nin anlatımı sarıp sarmalasın. Ama zannetmeyin Alex akıllanıyor,  Safkan'da aynı tempoyla devam ediyor. Sizi kitap sıkmıyor aksine sayfalarda kayboluyorsunuz. Bu güzel kitap en atik ve adrenalini bol yayınevi DEX'ten. Okuyun, okutun. Sevgilerimle, kitaplikfaresi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder