20 Şubat 2013 Çarşamba

Uyumsuz (Divergent) / Veronica Roth


   Tek bir seçim hayatınızı değiştirse? Bu seçimde yaşınızın ve gençliğinizin hiçbir önemi yok. Beatrice'in de bir seçim yapması gerekiyordu.Kitabın arka kapağında belirtildiği gibi '' tek bir seçim arkadaşlarınızı, inançlarınızı ve sadakatinizi şekillendirir, sonsuza kadar.'' Belki de bu benim kitabı okumam için tetikleyici olmuş sayabilirim. Her neyse konuya geri dönmek gerekirse Beatrice Prior'un yaşadığı Chicago'sunda toplum, her yıl 16 yaşına girmiş olanlara bir seçim hakkı sunuyor. Ve bu erdemi yaşatmaya çalışıyorlar ve her nedense beş topluluğa bölünmüş (Dürüstlük,Fedakarlık,Cesurluk,Dostluk ve Bilgelik). Ve siz 16 yaşınıza geldiğinizde yıllarca yaşadığınız toplum yerine bir başka topluluğu seçip her şeyi en baştan kurmaya çalışıyorsunuz. Beatrice içinde durum çok zorlu, hem ailesini istiyor hem de simülasyonda karşısına hangi topluluğun çıkacağını bilmiyor.

    Tabiki son seçim yine onun. Ama babasını yüzüstü bırakmak da istemiyor, ki bu tam fedakarların düşünebileceği bir şey. Bu arada o ve ailesi Fedakarlar topluluğunun bir üyesi ve en seçkinlerinden. Tam buraya kadar bir sorun yok, Beatrice'in gitgelleri ve ne yapmak istedikleri dışında... O her topluluğun ne kadar özel olduğunu biliyor ama içinde Cesurluk'tan bir parçada var. Onların delicesine yaptıkları tehlikeli ve sınır tanımayan davranışları Beatrice'i büyülüyor, çünkü Fedakarlık'ta asla böyle şeylere izin verilmez, onlar kurallara uyan, önce başkalarını düşünen bir anlayışa sahip ve bunun bazen ne kadar sıkıcı olduğunu düşünüyor.

  Beatrice'in seçim yapması gereken o gün geliyor, simülasyona alınıyor. Ama o herhangi bir topluluğa uygun hiçbir hareketi yapmıyor, aksine simülasyonu tamamen değiştiriyor. Böylece aklı daha da çok karışıyor ve simülasyonda onu izleyen kadın adını vermiyorum kitabı okuyunnn..Ona bundan kimseye bahsetmemesini diyor, hemde hiç kimseye.Topluluğu seçeceği gün gelir ve kimsenin tahmin edemediği, o ufak tefek kız Cesurluk'u seçiyor. İşte olaylar burada başlıyor...Herkesin küçük ve zayıf gördüğü kızın aslında neleri başardığına tanık oluyoruz. Ama kitapta beni mavi gözleriyle büyüleyen Four'u unutmamalıyız. İlgisiz ve önemsiz gibi gördüğü kızı nasıl sevdiğini göreceğiz. Kitapta en sevdiğim özelliklerden biri de buydu diğer kitaplar gibi hemen önünüze bir yem atılmıyor, zamanla su yüzüne çıkartıyor yazar olayları. Yani ben kitabı meraktan mı yoksa, akıcı olduğu için mi bitirdim bilinmez. Hiçbir kitaba puan vermek bana düşmez... Ama bu noveli sevdim, fantastik kitapları zaten severim.
   
           Genç yazarımız Veronica'yı tebrik ederim. Four'u nasıl benimsediğimi tahmin bile edemez, umarım Artemis ikinci kitabını da en yakın zaman da çıkartır, bir Türkçe edisyonunu okuyalım derim. Spoiler içerir dememe gerek yok, değil mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder