10 Mart 2013 Pazar

Eşleşme ( Matched) - Ally Condie

Sizce kusursuz bir yaşam mümkün olabilir mi?

Kimi seveceğinize, nerede çalışacağınıza, hatta ne zaman öleceğinize başkalarının karar verdiği bir dünya düşünün.

Bu dünyada uzun bir hayata, harika bir işe, ideal bir eşe sahip olmak için neredeyse hiçbir bedel ödemeniz gerekmiyor çünkü tüm seçimleri sizin adınıza görevliler yapıyor. Üstelik hepsi kusursuz seçimler.
Tüm hastalıkların tedavi edildiği, insanların uçan trenlerle seyahat ettiği, eşleşme yoluyla eşsiz evliliklerin, ailelerin ve nesillerin yetiştiği böylesi mükemmel bir dünyada, Toplumun tüm üstün güçlerine ve kontrolüne rağmen mevcut sistem çatırdamak üzere

Cassia'nın yapay bir cam fanus içerisinde yaşadıklarını idrak etmesi uzun sürmüyor. Toplumun ona sunduğu mükemmel dünyanın tüm nimetlerine sırt çevirmeye hazır. Kalbinde hissettiği aşkın gücü ve özgürlük için göstereceği cesaret onu yeterince güçlü kılmaya yetiyor. Ama Topluma başkaldırabilmek ne yazık ki mümkün değil. En azından şimdilik

Çevrildiği her dilde çok satanlar listesine girmeyi başaran Eşleşme, hayalin gerçekle, geçmişin gelecekle iç içe geçtiği fantastik bir dünyada yaşanan etkileyici bir aşk ve uyanış öyküsü anlatıyor.


       Matched, gerçekten türünün en iyilerinden. Sizi yormuyor, aksiyon veya adrenalin yerine özgürlük kavramını birlikte aramaya davet ediyor. Ben kitabı okurken ister istemez Queen'den ''I want to break free'' şarkısı aklıma gelip durdu. Gerçekten hayatınızda bulunan bulunmayan, olacak ya da olmayacak her şeye kendinizin karar verebilmesi önemlidir. Bu kitapta böyle bir şey olsa lütuf derdim. Kitabın tanıtımından yola çıkarsak ne demek istediğimi zaten anlayacaksınız. Ve diğer bloglarda da kitabın ne kadar çok beğenildiğini söylemeye gerek yoktur.

    Her neyse, Cassia Reyes on yedi yaşına yeni girmiş, bir erkek kardeşi ve ailesiyle yaşayan sıradan bir kız. Onu da diğer kitaplardan ayıran tarafı bulunduğu toplum (ki ben bunu Uyumsuz'a da benzettim). Her gün ikinci okul'a gitmek zorunda diğer yaşıtları gibi. Gelecekte yararlanabileceği bir ek işe ihtiyacı olduğu için bu okula gidilmesi zorunlu. Bunun dışında günlük sorumlulukları da oldukça ağır. Yani bütün bu düzeni kurallara ve yaptırımlara dayatan kurumun adı Society, günlük yapılması gereken her şeye çoktan karar vermiş, yapılmasını bekler şekilde duruyor. Eğer bu düzene uymaz veya eksik kalırsa toplumun bir alt sınıfı olan Aberration'a düşürülüyorsunuz.
          
      Ama kitapta birçok şeyi daha iyi kavramamızı ve karakterlere daha çok yoğunlaşmamızı sağlayan olay kitabın adından da anlaşılacağı üzere Eş Seçimi. Diğer tüm kızlar gibi heyecanlanan Cassia, tabiki kimle eşleşeceğini merak ediyor. Tören günü gelip çatıyor. Dev ekranda Cassia'nın resminin yanında hiç yabancı olmadığı aksine yakın arkadaşı Xander'in resmi beliriyor. Genelde eşlerin birbirinden uzak yerlerden olması gerekirken Cassia'nın ki en yakını. Eşini iyi tanıması için tören sonunda Cassia'ya içinde mikrokart bulunan gümüş kutu veriliyor. Eve gittiğinde kutuyu açtığında ilk önce Xander'ın yüzü beliriyor ardından işte bir bomba daha.. Ky Markham. Ky'da Cassia'nın çocukluk arkadaşı ama o bir aberration yani şöyle demek gerekirse sapmış. Teyzesi tarafından evlat edinilmiş Ky'ın hayatı hem çok duygusal hemde gerçekten zeki olduğunu keşfediyorsunuz. Kısacası Ky'ın hayatı beni en çok etkileyen yerlerdendi ve ona sempati duymamam mümkün değil.

     Kitapta Ky ve Cassia'nın yasak ve yavaş yavaş gün yüzüne çıkan aşklarına kapılıveriyoruz. Aslında ben böyle bir aşkı beklemiyordum, çünkü yazar bunu daha sonra farkına varmamızı istediğinden sonraları öğrendim. Yüzümün ifadesi oldukça sinsiceydi. Yazarın hakkını yememek lazım, oldukça etkileyici bir kalemi var. Özellikle Cassia'nın büyük babasının ona ölmeden önce verdiği o gizli şiirin etkisi hala üzerimde. Zaten bu detaylar değilmidir, okuyucuyu bağlayan. Bu arada şiir Dylan Thomas'ın 'Do not go gentle into that good night' adlı şiiri. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

       Ky ilginç bir karakter. O bu düzene karşı ve Cassia'nın da gözünü açan bir nevi o ve aralarındaki yasak aşk. Neden böylesine bağlı kaldıkları bir düzen var, neden karşı koyamıyorlar? Cassia'nın sahip olduğu birçok şeyi aşkı uğruna bırakabileceğini ve özgürlük kavramının nasıl bambaşka boyutlara taşındığına hayran kalacaksınız. Yazar gerçekten de takdire şayan bir eser çıkarmış. Yani okuduğunuzda bir şeyler elde ettiğinizi, o akıp giden saatlerin ne uğruna harcandığında gerçekten çok çok mantıklı bir sebebiniz oluyor: elimizdeki kişisel özgürlüğün.

       DeliDolu Kitap'a, bizi böyle bir roman üçlemesiyle tanıştırdığı için bizzat ben kitaplikfaresi, çok teşekkür ediyorum.

     Bunlarda serinin devam kitaplarının kapakları. Gerçekten konu bakımından uyumlu olmuş. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder