18 Haziran 2013 Salı

Ejder Ateşi (Firelight) - Sophie Jordan

 Artık yeni bir favori karakterim var. Gerçi yeni değil, çünkü kitabı okuyalı uzun bir zaman oldu ve ben tembellik edip yorumunu şimdi yazıyorum. Tüh bana !

  Romantik, fantastik, macera ve mitlerle dolu okunabilirtesi çok yüksek bir romandan bahsediyorum, Firelight, ya da Ejder Ateşi adıyla ülkemizde de raflardaki yerini çoktan aldı. Gerçekten bu kitabın sihri sizi büyüleyecek.
Bu öyle 'gece baş ucu kitabı yaparım, uyumadan önce okurum' diyebileceğiniz bir kitap kesinlikle değil. Hatta hakaret olur. Şahsım adına ben bu kitabı bir solukta okudum. Ve inanın hala etkisindeyim. Nedense bağlandım.

  Uzun lafın kısası makbuldür. Kitabın ana konusu ve onun ağzından anlatılan Jacinda'dır. Jacinda bir drakidir. O drakilerin en nadide olanı, ateş püskürtebilen tek ejder olması. Ama sizin nadide ve güçlü olmanız bazen ya da her daim başınıza iş açabiliyor. Jacinda bu örneklerinden biri. Mensup olduğu draki toplumu Jacinda'yı kullanabilecekleri bir mücevher gibi görüyor. Ama Jacinda çok özgür ruhlu bir kız. Ve belli kurallara bağlı olmak istemiyor, içindeki drakiyi istediği gibi yönlendirmek, istediği her an gökyüzünde altın renki kanatlarıyla uçmak istiyor. Ama onun bunları yapmasından alı koyan bir şey daha var; Avcılar. Onlar drakileri avlayıp, kullanabilecekleri her parçayı, kanı, acıma duygusu olmadan öldürüp alıyorlar. Yani durum oldukça yaş.

  Tabi Jacinda içindeki drakiyi yanlış bir zamanda ortaya çıkarıp, ejderha görüntüsüne bürünüp iki tur atmak isteyince kendi ve en yakın arkadaşı Azure'nin başını belaya sokunca işler daha da sarpa sarıyor.

  Detay çok, spoiler verip kitabı okumayanların merakını söndürmek istemem ama söylemek zorundayım. Avcılar Jacinda'nın peşine düşer ve onu yaralarlar. Arkadaşı su drakisi olduğu için suyun altında saatlerce kalabiliyordur. Onu kurtarmak için kendini feda eder. Ve çok hızlı uçtuğuna şükretmeli ki kendini bir mağaraya atabildi. Ama avcılar asla vazgeçmez. Suya onlardan birinin atladığını fark eder. Ve o Jacinda'nın bulunduğu mağaraya kadar gelir. En umulmadık bir şey gerçekleşir, avcıyla göz göze gelirler. Jacinda, bu genç, yakışıklı avcıdan etkilenmiştir aslında. Yine inanılmaz olan gerçekleşir ve avcı onu deşifre etmeden oradan uzaklaşır yalnız bir şey söylemeden ve dokunmadan önce. Jacinda'nın ateş rengindeki derisine dokunup 'güzel' demiştir.

  Buraya kadar bende rahat bir nefes koyvermiştim. Ama Jacinda'nın mensup olduğu draki toplumu gerçekten çok tuhaf. Jacinda'nın başına gelenleri öğrendiklerinde iğrenç şeyleri uygulamaya koymak isterler. Bir de drakilerin Jacinda ile birleşmelerini istedikleri Cassian var. Cassian köyü yöneten bir drakinin oğludur. İlk başta etkilenebileceğiniz ama daha sonra tiksinebileceğiniz biri olabiliyor. Sizi bilemem ama benim için öyle oldu.

 Ama Jacinda'nın annesi eşini kaybettikten sonra kızı içinde aynı sorunları yaşamak istemez. Zaten Jacinda'nın bir de ikizi var. Ama onun hiç bir draki özelliği yok. Annesi de içindeki drakiyi zamanla öldürmüş ve normal insanlar gibi olmuştur. Tamra ile Jacinda'nın arasında da sorunlar var. Bunlardan biri Cassian. Tamra Cassian'a adeta aşıktır. Ama Cassian'nın gözü Jacinda'dadır. İşte böyle karmaşık bir durumda söz konusu.

  Her neyse anneleri Jacinda ve Tamra'yı alıp çölün ortasındaki Chaparral'a götürür. Burası Jacinda'nın içindeki drakiyi öldürmek için en iyi yer olduğu, yıllar önce kendisi de bunu burada yaptığını söyler. Ama Jacinda ne pahasına olursa olsun drakisini öldürmeyi kabullenmez.

  Burada bir liseye kaydolurlar. Normal olmak isteyen Tamra için yeni bir hayat en mükemmel seçenekti. Aynı şeyi Jacinda için söylemek zor.

  Okul normal olmanın kıyısından geçemez çünkü Jacinda onu avcılara teslim etmeyen anti-avcısıyla karşılaşır. Bu çocuk Jacinda'nın içindeki drakiyi canlandıran yekpare varlık olur. Ve beni kendine bağlayan, kitabı soluksuz okumamı sağlayan kişi Will olmuştur. Dağınık saçları ve ela gözleriyle sizleri de kendisine çekecek!

 Bu güzel romanın ikinci devam kitabı olan Vanish'i okudum yakında ikinci kitabın yorumuyla görüşmek üzere!
 Pegasus Yayınevi'ne kocaamann bir TEŞEKKÜR ederim. Sophie Jordan'ını da kocaamaan TAKDİR ediyorum. Ve Will sana deli oluyorum! :)))Ejderhalara bayılan ben, bu kitabın konusuna ve ejderhaların bu yönüne hayran kaldım. Yazar, mükemmel bir kitap çıkarmış.


2 yorum:

  1. Önümde uzun bir liste var aslında ama yorumu okuyunca (ki zaten kapak çok güzel bir de) kitabı almak istedim malesef ki çok uzun bir süre alamıyıcam gibi duruyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Listende yer açabilme imkanın varsa mutlaka almalısın.Emin ol hiç pişman olmayacaksın.Ama çoğu zaman bende senin durumuna düşüyorum. :/ Şimdi almam gereken kitaplar aklıma geldi, ah... ah.. :)

      Sil