6 Temmuz 2013 Cumartesi

Silüet (Nightshade) - Andrea Cremer

 Merhaba kitaplık farelerim! Yine güzel bir kitabın yorumuyla karşınızdayım. Ülkemizde oldukça beğenilen kurt adam serisi olan Nightshade yani Silüet gerçekten mükemmel!

  Calla bir alfa kurdudur. Yönetmesi gereken bir sürüsü vardır. Ve yakında birleşeceği sürünün lideriyle evlenecektir. Her şey yolunda gidiyor gibi gözüküyor ama bir gece genç, yakışıklı Shay'i yasak bölgede, yaralı bir şekilde bulur. Onu bölgelerine girdiği için öldürmelidir, ama o onu kurtarmayı seçti.

  İşte her şey Calla'nın o genci kurtarmasıyla başladı. Calla hayatında olan biteni sorgularken kime, neye, niçin bağlı kalmak zorunda olduğunu irdeler.

  Ama bu konuyu çok kafasına takmamaya çalışır. Sonuçta onu bir daha görmeyeceğini düşünür. Ama yanılır Shay Doran hem okula hem de Calla'nın hayatına hızla girmiştir.

  Silüet'te hiç sıkılmıyorsunuz. Hemen her sayfada bir reaksiyon oluyor. Üstelik sizi kurtların dünyasına davet ediyor, kendinize Silüet'ten veya Bekçiler'den biri olma fırsatı veriyor.

  Şahsen ben Calla'nın kontrolünde olan Silüet sürüsünü daha çok sevdim. Her neyse diyelim çünkü aksiyonla dolu bir romandan bahsediyoruz ve insan soylu olan Shay'in kurtlardan daha çok sırrı var ve o hiçbir şey bilmiyor. Bu konuda Shay ve Calla ekip olup, araştırmalar yapmaya başlar. İkisininde en çok istediği şey; Calla ile Ren'in birleşmesini engellemenin bir yolunu bulmak ve kurtların artık kullanılan bir eşya konumundan çıkarılması. Son yazdığım daha çok Calla'nın isteği.

  Okumaktan keyif alacağınız muhteşem bir seri. İlk kitabıyla da beni bağlamayı başardı, şimdiden ikinci kitap için sabırsızlanıyorum. Pegasus Yayınevi'ne bu güzel novel serisi için Teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız ve hep varolun! :)

5 Temmuz 2013 Cuma

The Elit (The Selection Series Book # 2) - Kiera Cass


 Çok çok çok sevdiğim disyopya türünün en iyi örneklerinden olan The Selection'ın yani Beni Seç'in ikinci kitabı Elit speedy gonzales olan yayınevimiz DEX tarafından özlemimiz bitirildi.

  Aslında serilerin devam kitaplarının başına gelen yavaşlama diye tabir ettiğim sanırım vakit kazanıp bizlerin diğer kitapta aradığımızı bulma paranoyasını başlatmak için uzatmaların oynandığını gözlemledim.

  Kötü mü oldu? Hayır, Illea'nın geçmişi hakkında birçok bilgi edinmiş oldum. Ayrıca romantizmin etkisinden biraz daha sıyrılmasına yardımcı olmuş.

   America Singer'ın diğer kızlardan daha alt bir sınıftan geliyor olması onun için dezavantaj olarak görülüyordu. Ama o, güçlü, mantıklı ve zeki bir şekilde kalmayı seçip, gözümde itibar sahibi biri olmuştu.

  Ama Elit'te ise daha pasif kalmış durumda. Tabi ben pasif kalmış diyorum ama America her gün başka bir yeteneğini ve aslında hepimizin bildiği güzelliğini keşfediyor. Ama sen 6 Elit'ten birisin demek ki kendini yerden yere vurmana gerek yok. Bu kız beni fıtık etti ya neyse...

   Birde Maxon'la arasında sorunlar var. İkilemde kaldığı için diğer kızlar Maxon'la yakınlaşıyor. Hem de çok fazla.. Kendisi bile bu durumlara şahit olduğu gibi çoğunu kıl payı engelledi. Aspen ise ayrı bir konu.. Onu nedense hiç sevmiyorum. America ne zaman bir şeylere canı sıkılsa ki bu sorunların çoğunu Maxon oluşturuyor, o hep kızın yanında kıyamam ayaklarında. Belki de tüm bunların çoğu America'nın suçudur, herkese mavi boncuk dağıtmayı başarıyor.

   Birde isyancılarımız var. Tuhaf tuhaf işler peşindeler. Kral desen ayrı bir olay zaten. Normalde kraliçeler kötü olur burada tam tersine, bunun yıllarca eziyet etmediği kimsecikler kalmamış. Rezil insan!!

  Sonuçta America'nın itibarını geri vermeliyim. Zira kendisi kitabın son kısmında gözümde yükselmeyi başardı.Gerçi America'ya itibarını versemde yaptığı aptallıkların hiç sonu gelmiyor.

  Kitapta okuyan herkesin bildiği bir tekrarlama safhası var. Bazen yazarlar bu yola başvuruyorlar, mesela Gece Evi serisi buna bir örnektir. Okumaktan nefret ettiriyor. Ki Gece Evi serisi çok zevklidir ama bizi geri zekalı moduna sokmadan yapsalar daha iyi olur.

  Bu seriyi artık okuyup okumayacağıma net bir karar vermiş değilim. Çünkü o zekice diyaloglar, Maxon'ın mükemmel kişilği ve America'nın karakteri çok çok değişmiş. Aspen ise o da bir tuhaf. Çok sevdiğim karakterlerin bu kadar hızlı değişebiliyor olması beni üzüyor. Kiera, Kiera, Kiera ne ittin sen kendine yahu?! Biri bu kadının aklını başına toplamasını söylesin, ben The One'ın halini düşünemiyorum.

  Neyse kitapta hem yazım hatası hem de çeviride sorunlar vardı. Bu gibi aksaklıklar kitabın ortalıkta sürünmesine yol açtı. Yani kedim bile bu kitabın üstüne yatmadı. Demek ki olmamış işte..

   Emek olduğu için saygı duyuyorum ama benim açımdan bu roman pasif kalmış. Puan vermiyorum (iyiki), ama illaki merak ediyorsanız okuyun. Sizde değerlendirin, bu benim fikrim en nihayetinde. :)