5 Temmuz 2013 Cuma

The Elit (The Selection Series Book # 2) - Kiera Cass


 Çok çok çok sevdiğim disyopya türünün en iyi örneklerinden olan The Selection'ın yani Beni Seç'in ikinci kitabı Elit speedy gonzales olan yayınevimiz DEX tarafından özlemimiz bitirildi.

  Aslında serilerin devam kitaplarının başına gelen yavaşlama diye tabir ettiğim sanırım vakit kazanıp bizlerin diğer kitapta aradığımızı bulma paranoyasını başlatmak için uzatmaların oynandığını gözlemledim.

  Kötü mü oldu? Hayır, Illea'nın geçmişi hakkında birçok bilgi edinmiş oldum. Ayrıca romantizmin etkisinden biraz daha sıyrılmasına yardımcı olmuş.

   America Singer'ın diğer kızlardan daha alt bir sınıftan geliyor olması onun için dezavantaj olarak görülüyordu. Ama o, güçlü, mantıklı ve zeki bir şekilde kalmayı seçip, gözümde itibar sahibi biri olmuştu.

  Ama Elit'te ise daha pasif kalmış durumda. Tabi ben pasif kalmış diyorum ama America her gün başka bir yeteneğini ve aslında hepimizin bildiği güzelliğini keşfediyor. Ama sen 6 Elit'ten birisin demek ki kendini yerden yere vurmana gerek yok. Bu kız beni fıtık etti ya neyse...

   Birde Maxon'la arasında sorunlar var. İkilemde kaldığı için diğer kızlar Maxon'la yakınlaşıyor. Hem de çok fazla.. Kendisi bile bu durumlara şahit olduğu gibi çoğunu kıl payı engelledi. Aspen ise ayrı bir konu.. Onu nedense hiç sevmiyorum. America ne zaman bir şeylere canı sıkılsa ki bu sorunların çoğunu Maxon oluşturuyor, o hep kızın yanında kıyamam ayaklarında. Belki de tüm bunların çoğu America'nın suçudur, herkese mavi boncuk dağıtmayı başarıyor.

   Birde isyancılarımız var. Tuhaf tuhaf işler peşindeler. Kral desen ayrı bir olay zaten. Normalde kraliçeler kötü olur burada tam tersine, bunun yıllarca eziyet etmediği kimsecikler kalmamış. Rezil insan!!

  Sonuçta America'nın itibarını geri vermeliyim. Zira kendisi kitabın son kısmında gözümde yükselmeyi başardı.Gerçi America'ya itibarını versemde yaptığı aptallıkların hiç sonu gelmiyor.

  Kitapta okuyan herkesin bildiği bir tekrarlama safhası var. Bazen yazarlar bu yola başvuruyorlar, mesela Gece Evi serisi buna bir örnektir. Okumaktan nefret ettiriyor. Ki Gece Evi serisi çok zevklidir ama bizi geri zekalı moduna sokmadan yapsalar daha iyi olur.

  Bu seriyi artık okuyup okumayacağıma net bir karar vermiş değilim. Çünkü o zekice diyaloglar, Maxon'ın mükemmel kişilği ve America'nın karakteri çok çok değişmiş. Aspen ise o da bir tuhaf. Çok sevdiğim karakterlerin bu kadar hızlı değişebiliyor olması beni üzüyor. Kiera, Kiera, Kiera ne ittin sen kendine yahu?! Biri bu kadının aklını başına toplamasını söylesin, ben The One'ın halini düşünemiyorum.

  Neyse kitapta hem yazım hatası hem de çeviride sorunlar vardı. Bu gibi aksaklıklar kitabın ortalıkta sürünmesine yol açtı. Yani kedim bile bu kitabın üstüne yatmadı. Demek ki olmamış işte..

   Emek olduğu için saygı duyuyorum ama benim açımdan bu roman pasif kalmış. Puan vermiyorum (iyiki), ama illaki merak ediyorsanız okuyun. Sizde değerlendirin, bu benim fikrim en nihayetinde. :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder